18 Aralık 2015 Cuma

hand made tracks

11 Temmuz 2015 Cumartesi

Enstantinitantan


    Kıble vision

    Fisheye 

   Shakespeare (makro lens)

    Hamlet (macro)

   çıkmak kolay değil bazı karanlıktan

   Yüzde yüz kedi
 
    Ne anlarsan.
    
    Light refraction

19 Haziran 2014 Perşembe

Bulut koleksiyonum


Hergün izlemesi bedava bir gösteri var her seferinde başka tuval çiziliyor, başka türlü bir sahne yaratılıyor. kafanı hergün 5 dk kaldırsan ya, neler görecek neler düşüneceksin, nerelere varacaksın..oğluşumu kaçırmaya hazırlanan bu dev kuşla başladı herşey sonra dedim ki kendime: " e niye bir bulut koleksiyonum da olmasın! " ve terapi gibi bişey aramak, bulmak, görmek..kısacası yağmurlu ve yine bol bulutlu günler diliyorum artık :)zaten ben oldum olası karanlıkları sevdim, küresel ısınmadan yana düzgün seyrinde gidemeyen istanbul havası da pek yardımcın olacak zaten artık hayırlısı..


Dragon cloud

    tepede dans eden kız

    Oklu kalp

   Kıtalar ya da bir ejder öpüşmesi

    Ve versiyonlar..













30 Mayıs 2014 Cuma

orkestra

soma yardım konserimizden bi iki bişey paylaşmak istedim. mimar sinan üniversitesi güzel sanatlarda güzel bi akşam geçirdik umarım dinleyenler de zevk almışlardır. konser kayıtları elimde yok malesef gece ışıksız bir vaziyette performans sunduğumuz için. dinlemek isteyenlere bende bi iki prova kaydı göndermek istedim ..bu geceye katkı sağlayan tüm arkadaşlarıma konuklara ve hocama teşekkürler..















3 Ocak 2014 Cuma

Karanlığımızın da filtreleri olsaydı bu şekil idi.

Dünyayı güzel kılan hikmetler sahibi yaratıcımızdır. Fakat bu devirde güzelleştirmek filtrelerden geçirilerek  kul yapısıyla gerçeği hakikatten uzaklaştırarak bizi sahici güzelliklere bakmaktan onları incelemek şükretmekten tefekkürden alıkoymaya başlamıştır.

Toplumdaki güzelliklere bakmak varken , önündeki kuşun kanat çırpıp uçabilme mucizesine değil, o anı bilmem kaç filtreden geçirerek nerdeyse sahiciye yaklaştırdığına şaşırıp fotoğraflayanı takdir edişlerimizle kafamızı o çerçevenin içinde gömerek yaradanı fikriyattan uzaklaştırmaktadır. 

 O şimdilerde herşeyi güzel gösteren manzaralara bakamıyor olabilirdik. O zaman hiçbir filtre bizim onunla başbaşa olduğumuz gerçeğini beynimizde de belki zaman zaman sahtelik yanılgılığımızla filtreleyip unutturamazdı. Çünkü karanlık hissi yalnızlık hissi değildir. Karanlık hissi bilakis onla olduğunun farkında daha çok yaşamaya sebebiyet verecekti. Çünkü hepimiz Allah'a teslim olmuş olsakta gören gözle muhtacıyet hssiyatını en az hatırlayanlarız. Habuki insan yaradanına eli,kolu tutsada gözü görse de, kulağı işitse de her zaman muhtaçtır fakat gördüğü renkler içinde oyalanıp, kaybolup, bu gerçeği unutmak gafletiyle yaşamaktadır. Siyahları severim, muhasebe, fikriyat rengidir siyah. Bir sorgu odası, bir muhasebe mekanıdır siyah. Huzur beyazdaysa, tasavvuf, nur beyazla anılıyorsa bu zamana kadar resmedılmış tablolarda kötülenende siyahtır. Ama nevrotik, sapkın, kasvet sıyahta degıl aslında sıyah hakka yürüyeceğin yerdir kaybolduğunu hissettiğinde kimden yardım isteyeceğini bilmektir çünkü doğru yolu bulmak siyahla başlar aslında.bir derde düştüğünde kederin değil sonsuz sabrın rengi olacaktır. Ve herseyınle senı anlatır özünde her rengin toplamıyla yaşayan bir renksindir sen de bu siyah gibi. 

Peki ya dedim görmeseydim hergün filtrelenmiş onca gerçeğinden uzaklaştırılmış yalan kareli dünyayı. Acaba instagram filtreleri güzelleştirir derler miydi siyahlarımı, oturdum filtreledim bu tabloya hakiki güzellikleri ara ara unutmamak için bakacağım. Çünkü hakiki bir siyahı ne olursa olsun hiçbir renk değiştiremez siyah siyahtır..yani kısaca kim olursan ol, öz rengini bildikten sonra seni hiçbir renk değiştiremez hiç kimse değiştiremez. Rabbinse senin tüm renklerine hakim olandır seni siyahta eden beyaz da eden rengarenkte eden odur. Aydınlıklarla beyazlarla ak apak ona yürümek yalnız onun istemiyle olur karanlıklarda onunla buluşmak yine sadece onun istemiyle olur..Güzellik ona güzel yönelişle olur. Güzellik ancak ondan olur. Şükür olsun gözümüze, dünyamıza, kalbimize, ruhumuza verdiğin bizi kuşattığın tüm renklere. Bugün de rengin nimetini anmış olayım. halbuki bizim nimet diye andığımız anca mide sofrasından kalkışta akla gelen bir dar basireti bağlanmış bakış açısıydı sen bizi affet.basireti bağlanmış fikriyatımızı çöz akla getir düşündürt hergün başka akla gelmeyen bir nimetine şükür edip anmayı nasib et..(Amin!)



11 Aralık 2013 Çarşamba

yollar benim umudumdur yolları kapatmayın...


15 Eylül 2013 Pazar

nokta biter, söz düşer

belkide zaman öldürdü yazımı
o, değil
biliyordum ki artık ölmüştü harf
çürümüştü nokta
küflenmişti gözyaşının aktığı yanaklar
çünkü silinmez ki sağda solda
kururken yanaklarında son hatırası olsun istersin
oysa hatıralar zaten çok kalabalıktı
mesela o dururken sadece orda
parmakları ne de işlevsizmiş, unutamazsın
bir göz yaşını silemediyse eğer
parmakları körmüş, özürlüymüş, engelliymiş
başka ne işlere yaradığı hiç umrumda olmadı
dokunmadı,o artık dokunarakta okuyamazdı
oysa izler vardı kalbimde
hem akıttı, müsrifti
hem silmedi, pişkindi
en acıya boğulmuşu göz yaşımın
en duramayanı yerinde , hiperaktif o gözyaşı
aktıı akttııı
söz de bir gözyaşıydı
o da aktıı akttııı
tuzluydu yine yaktı gözlerimi kelimeler
yine bir yol var yanaktan aşşağısı
gırtlağa kadar mı ?
battık diye mi  ?
yoksa nefes alamayan sadrını mı suluyordu
ıslatıyordu ama kendine gelmiyordu

bunca zaman silmedi harflerimi yanaklarımdan
silemez kimsenin derdini harflerinden
ve silinmeyecek dertleri yazacak kendi yanaklarına
alnında yer tükenmişti çünkü
yer kalmamıştı yaptıklarından karalıklara
sıçrayacaktı yanaklarına
gülücükleri bitmişti
yalandı
çünkü gülerken bile ağlayamadı

harf nereye gitti  kelimeler bekliyor oysa
bitmeden yazılar harflerin gitmesi
kaybetmesi noktaları
öldürmesi sonları
sonu olmayan bir son
noktasızca ölümden sonrasına uzanan
bitmedi
adaletsizlikSEN!
terazi vermeye geldiğimde
'tartiyim mi abi' diyeceğim ?

HHarafta kaldım harfsizce
belkide nokta bitti
satın alacağım noktacı nerede ?
kaça kilosu?
ya da tane tane mi ?
yoksa kamyonla getirip kapıma mı dökecek noktaları ?
gel anlaşalım, sen bana nokta ver, ben sana
(  [
henüz hala bitmemiş açık parantezler vereyim
içini sen doldur, sen kapat ve git
çok seversin önce kalkmayı, önce gittim sanmayı
halbuki geleceğin ve varacağın yeri henüz bilmiyordun
birgün terkettiğin geçmişe gelmek zorunda kalacaktın
inanmazsan, git mizanına sor

28 Mayıs 2013 Salı

KÖRLER KÜTÜPHANESİ SUNUMUM

KÜRESEL ISINMA TEHDİTİ SUNUMUM

25 Mayıs 2013 Cumartesi

YALNIZI ANLAMA KILAVUZU


yalnız insan; sempatik değildir ama empatiktir.
işte bu yüzden seni anlarken kendini unutabilir
kendini unuturken seni yalnız bırakır ki; o da yine neticede yalnız kalmalıdır gayblarında.
yani ne yapsa kaderidir yalnızlık; yalnızın yalnızca.

yalnız insan; rollerini bitirmişti.
çünkü izleyicilerin faktörsüz aktörlüğünü görmüş, neticede de kendine oynamaya mecbur kaldığını anlamıştı.

yalnız insan; kendi başına pastanın hepsini yiyebiliyordu.
acımayın yani; o, çok doyuyordu.
mumunu da kendi üflüyordu ama en azından yanan tüm ateşleri kendi kendine söndürebiliyordu.
acımayın yani; o güçlükle edindiği eşsiz gücüyle mutlu oluyordu.
her üfleyişine içinde de bir ateş yakabiliyordu.
acımayın yani; sihirbaz gibi beceriklice yaşıyordu.
şarkıları kendi başına söylerken assolisti oluyordu.
acımayın yani; sandığınızdan fazla neşeleniyordu.
alkışlarken kendini bir izleyici iken yeterince fazla şey görüyordu,
acımayın yani; ağzını geçmiş kalbi çok gülüyordu .
selamını verirken de bir tiyatrocu . 
eğilse de karşında seni yine de yeterince görebiliyordu.
acımayın yani; kör olmuyordu.

yalnız insan; materyalist değildi 
yalnız sandığınız bencillikse ; doyacak kadar almıştı zaten o, artık kendine.
bıkmıştı zaten sahiplikten, aidiyeti merak ediyordu asıl.
paylaşmayı öğrenmişten daha hazırdı paylaşıma yani, paylaşım cahilliğinde idi çünkü.

yalnız insan; maneviyata da doymuştu çünkü yalnızlığında sığınacak kapıyı bulmuştu, hakikatini çok aramaktan. 
senin şimdiki yanlışını çoktan sollayıp hem yanlışını hem doğrusunu bulmuştu.
hep yanlış yolda değildi yani yalnızlar.
sapa sapa ama her çukura gire çıka hep giden bi yoldaydılar.
yalnız insan; yolun sonunda bekliyordu seni.
onu bulabilmek senin işindi.

yalnız insan; çok okumuştu dinlemek için herkesi
yalnız insan; çok yazmıştı konuşmak için birine
yalnız insan; çok susmuştu konuşasınız diye 
yalnız insan; aklını çok konuşturmuştu 
bir gün yine sizinle en iyi haliyle konuşacaksa konuşabilirdi diye..

telefonu meşguldür hakiki yalnızların.
yalnız insan; çok insan tanır.
yalnız insan ; en sevgi dolu insandır, öyle doldurur ki içine kimseye verememekten, 
orda kalır, yetişir kendi sevgisinin içinde...

yanlış anladınız hep siz yalnızı 
hatta bazen öyle yanlıştınız ki yaNLız bile anladınız ya şu yaLNızı..

ya siz karar verdiniz mi  ?
sağınızla solunuzla yalnız mısınız yoksa baştan aşşağı yanlış mısınız ?



Blog List

Denemelere kısa yol

Foto imzalarım

kontrol amiri

tura

logos