9 Nisan 2010 Cuma

köre kırmızıyı anlatmak



zamanında beni hakir gören kalpler
şimdi beni sevmeyi öğrenmiş
güzel..sevindim ben ölmeden beni anlama şanslarının doğduğuna
bu kozun bu kadar çabuk elime geçiceğini tasavvur etmemiştim
eskiden insanları sevmek ve sevmemek konusunda netçe kararlarımla çok iyi idim
ama zaman bana tiyatroyu öğretti ve sevmediğim insanlara onları seviyormuş gibi davranmayı çok iyi öğrendim
er yada geç bir kalp kazandırdığım o kalbe sağlamken iyi baksınlar sıkı tutsunlar onu
çünkü bu defa ben o kalplerini paramparça edip ellerinden almak için uğraşıcam
ki eski elifi anlasınlar
bir düşmanın seni vurduysa ama sağ bıraktıysa
sen onu ikinci teşebbüsüne kadar gözünü kırpmadan öldürceksin
intikam sırası bende benim hayatımı çalmış ikiyüzlülere ayna olma vakti
ne pahasına olursa olsun sezarın adalE.T.inin vakti
hakim kıyafetimi giydim
şimdi gereği düşünülen planını yaz kızım!

biri mi bağırdı arkamdan türk filmi sahnesi mi bu..(ellllif dinle benii lütfen sandığın gibi değil elif gerçekten!)

ben bişey sanmadım ben bişey görmedim bişey duymadım bişey hissetmiyorum
ama sen bişey sanmışsın kendini ve durumunu
bişey görmüşsün olan durumu mesela yanlış yorumlamışsın ki doğru yorumlamak için uğraşıyorsun şimdi
bişey hissetmişsin koşmuşsun arkamdan gelmişsin ama ben hissetmezken gelmişsin
duymuyorum ben mesela hissettirebilmen için duyuları duymuyorum
köre kırmızıyı anlatacaksın hazır mısın,sabırlı mısın?
ben zaten duymayım sanmayayım aslında
öyle bi yaşa istiyorum ki sen sandın mı bende sanayım zaten sen duydun mu bende duyayım
her işi sadece sen yap ben gittikçe tembelleşeyim
sen gördün mü senin gözünle göreyim
ayrıca bişey görmiyim başka bişey sanmıyım
senden ziyade anlamayayım beynim çalışmasın bi öküz bi mal olayım.
zaten malsam dahada kafasız olayım.
anlamazsam üzülmemem diye bu denli üzülünce üzerim çünkü ben.
üzümezsem daraltırım olmaz mı?
sen açıklamaya çalışma ben açıklama beklemeyeyim yada anlamaya çalışmayayım
sen kendinden emin ol ki ben sen olayım senin uzuvlarınla yaşayayım
ve içimde şüphesiz anlayışlarla hem seni var edeyim hemde kendim var olayım.
belki kişiliğim hiç kalmasın ama senin öyle öyle büsbüyük olsun ki beni de senin kişiliğin idare etsin.

ne istiyorsun hala seni dinlememi mi
(yerden bi taş buldum elime aldım gösterdim) külahım bu al bunu dedim
bu benim taşa döndürdüğün kalbim buna anlat derdini eğer yumuşatabilirsen söylediklerinle o zaman kapıma getir bunu
göreyim o mucizeyi ve kahrolayım o kelimeleri neden ben dinlemedim de bu taş dinledi diyim
kafamı taşlara vurayım samimiyetini taş kadar duyamadığım için
ama eğer yumuşatamazsan bu taşı o zaman anla ki seni duymuyor anlamıyor bişey hissetmiyor buz gibi elinde sıcaklık yaymıyor
yumuşatamazsın bu kalbi artık..
bi işe yaramayan taşı başının üzerine koyarsan o vakit dua sebebi olabiliyor mezarlarda
başka bi işe yaramayan ağırlık veren bu taştan kurtuluş havaya fırlatıp bi tekme vurmak
ama farkedeceksin ki o hissiz taşa vurduğun an koca bi sancı vericek..
ve yalnız artık senin feryadın duyulacak
taşın gittiği menzilse önemli değil artık
gittiği diyarda mutluluğu mutsuzluğu yeniden hissediyor mu mühim değil
çünkü artık bir çiçeğin yanında da taş o.
bir kayanın yanında da taşken bile başkalarının yanında küçük kalan özüde sözüde taş kesilmiş bi taş sadece.

3 yorum:

kirazzade dedi ki...

Pişşşt bi sorun mu var?

E.T. dedi ki...

yok canım beş on tane sorun var..yada sadece can sıkıntısı diyelim.

maxsimum efkar dedi ki...

ama zaman bana tiyatroyu öğretti ve sevmediğim insanlara onları seviyormuş gibi davranmayı çok iyi öğrendim.

ben henüz öğrenemedim..

Yorum Gönder

Blog List

Denemelere kısa yol

Foto imzalarım

kontrol amiri

tura

logos