18 Aralık 2011 Pazar

Hayvan mezarlığının sireni


ambulans sireni gibi kaldı içimde.
öttü son kez..
Acı acı, mağdur, telaşlı, yardıma muhtaç gibi, üzücü, önü kapalı - yolları tıkalı, her an ölebilir, nefesi yok, kan kaybı çok & giderek daha fazla kalbini kaybediyor...

daha sarkastik olayım mı jakabo..
bu defa ölüyor diye morgta ateş yaktım
sedyelerde soğuk gelir diye, bazı başka ölülerle önceden ısıttım .
ama insanlık ölmüş haberi geldi
baktım insan gibi yaşayanlardan gelir hala bu haber
oysa ölenler hayvandı bana daha acı gelir diye kimlerdir söylenmedi ama ben anladım ,
mumları üfledim
hadi gömelim ,
hayvan mezarlığına..
kefenini de yaktım..
yaşıyor mu hala değerini yitirmişler ?
toprak gözlerini doyursun..

24 Kasım 2011 Perşembe

Can Bonomo konserindeydim



çok mutluyum bu adam ve şarkıları bana kanat takıp uçturuo..nitekim bugün konser dilediğim gibi muhteşem geçti her şarkıda coştum inanılmaz bir eğlendirme kabiliyeti var canın..çok sempatik ve güleryüzlü üstelik konserde gitaristinin kankasıyla da tanıştım arkadaş oldum.nitekim unutulmaz bi gün oldu bana şimdi çektiğim videolarıda paylaşacağım.konumum itibari ile gayet şanslıydım.:) kesinlikle bu adamı sizde bir gün canlı canlı izleyin, dinleyin.bu zamana kadar fark etmeyip neler kaçırdığınızı onu izledikten sonra anlayacaksınız.




video
video
video
                                          video
                                         

12 Kasım 2011 Cumartesi

Rıza makamı



"Bize ne ırs-ı peder ne servet ü ne câh kalmıştır.
Şuur-i hikmete karşı bir eyvallah kalmıştır."
Sultan Veled

"Ne mülk-i mal bana verse çarh memnunem
Ne mülk-i maldan âzâde etse mahzune."


der ve gözlerini rıza makamına diker.

ve bu kurtuluşların en güzelidir.

28 Ekim 2011 Cuma

bir şerefin şerefsize şeref sözü

gönlümü tüm şerefsizlere dağıttım
napiyim , şerefimden az da olsa şeref edinsinler istemişim.,

kapan kapana


Dublörün dilemması değil bu defa aslında
çelişki değil dublörümün asıl içeriği çünkü..
Karşımda tüm dilenenler dublörüm gibi,
Esaslı dilenemiyorlar yaniş esas dilenen gibi değiller
Esaslı yalvarmıyorlar..
Yeterince acıkmamışlar çünkü
Hayat aç bırakmamış onları
Tokken Kendilerini aç sanamıyorlar
Ama rolden usanmıyorlar
Açlara da özenmiyorlar halbuki , niye aç gibi davranıyorlar
Açken ben tarafından kaç sayılıyorlar

Tavan arasında saklanan bi fare kadar
Peynir kapanına açlık yüzünden kıstırılacak değiller
Aslında Mağdur olan peynire acıyan hiç çıkmamıştı..
Kapandaki yem olmak en gocunulacak roldü halbuki.
Sonu ölüm olan fare filmde başrolken
yardımcı oyuncular eriyip kaybolmuştu

peynirdim ben , kapandın sen (öldürendin bi nevi)..
fare ise ölen bir aşktı..
fare , peyniri için ölürken , aslında peynir, zeki bir fareyi yaşatacaktı..

ama

kapan sağ olsun..

18 Ekim 2011 Salı

zamanlıkta zehir.an oldu..



bıktım , bezdim , usandım..bu.
hedefler , gayeler, amaçlar ..çok.
sonuçlar , nihayetler , varışlar .. ne

batışlar , çöküşler , göçüşler.. son
istek , arzu , murat ...kof

pespaye oldu , zaye zaman..

3 Ekim 2011 Pazartesi

denizlerimizden çıkan enteresantik atıklarımız sergide















görüp utanmak istiyenler optimum alışveriş merkezine buyursun..

pasha..

o annesi tarafından terkedildi ve şimdi bizim miniminnacık psicikimiz..masumiyet, saflık ve şevkat vicdan duygularını hatırlamak adına yaratılmış güzel bi suret..




26 Eylül 2011 Pazartesi

Simul dane dane çeviri notları blogum..

http://eliffttiryaki.blogspot.com/

15 Ağustos 2011 Pazartesi

ebced hesabı mıyım ?


Acıdığını yazmamalısın
Ne kadar canın acıdığını, kanadığını bilmemeliler
Çünkü sana sadece acırlar
Sayfalara yazdığında hafızanda da yer eder acıların hem
Halbuki kalbindeki acıyı bi zaman sonra söndürebildiğinde unutursunda
Gözünle görmediğin ihaneti kalbin bile unutur satırla görmezsen yeniden yeniden
Güçlü olmak güçsüz kaldığın anları haykırmamakta bazen
Susmakta yaşamak , ölmek ise konuşmakta bazen..

Şartlanmışız bişey yazmalıyım diye.
Alışmışız yazmak denen şey okumadan evvel gelen gizli emir aslında diye mi bilmem
Çözümsüz kalıyorum bu günlerde oturmuyor yerli yerine manalar
Seni katsam anılara biraz kolay oluyor ve hep aynı oluyorum
Biraz öbüründen katsam biraz diğerinden yinede katışıklı yakışıksız oluyor
Ailemden katsam bişeyler sanacağım katılım yok aslında
Gördüğüm cahillerden gördüğüm fanilerden gördüğüm kazalardan katsam ; ırak olsun derler
İyi bişeylerden çalışsam ,bi yeğen sevinci bi doğum günü mutluluğu; az gelir mi satırlara fazlası yok
Biraz kendimden bişeyler bulsam sonunda toplama işleminin
Siz eşittir ben olsa sonuç
Ama maalesef ben eşittir sıfıra vardı yine..
Elif eşittir bir’e.en çok bir’e.en az sıfır’a.

26 Temmuz 2011 Salı

mortal kombat öğretisi..

bitmez sanmıştın
yine birikmişleri inşaata döküverdin..
belli bi zaman daha yine idare edersin boşluklarınla kızım..
kumlarr,inşaat sahalarındaki benim kum saatim zamanın bitemeyişi bu yığınlardan

finish him fatality..
İNİŞHİN..

22 Temmuz 2011 Cuma

Ale'l-usÛl

sitemi sevin yada
sitemimi sevin yada
sitmeyin burada artık sittirin..
değişin..
yer değiştirin..
boyut değiştirin..
ama aynı siz olun..
özenmeyin..
ama özenli olun..
özentili değil..
kefil olunun..
lakin kefil olmayın..
çünkü kefal olmayın..
efdaldir..

etfal, yani tıfıl çocuklar, size diyorum
etrafa etmeyin
ishallerinizi itiraf edin
ifade edinin..
istifade edinilmeyin
uymuyorsa istifa edin
sonra istifra etmeyin
israftır,etmeyin..

ikram edin
bed izharı ihbar edin
iftihar olunun
itimat etmeyin..
i'razdan imtina edin..
sizde iptal olmayın
iftiraya itiraz edin
ve intihar etmeyin ki
istikbaliniz ikbal olsun

(bense malesef sölediklerimi şiar edinsemde,,,deee kızım dee!)

9 Temmuz 2011 Cumartesi

Alzheimer'ım ama hastanın hası değil...

İnsan ihaneti gördüğünde ne hisseder..
Nasıl hırslanır
Nasıl bakar geçmişine tekrar
ne yaptı der ve ne yaptım der
Umutlarına tükürür
Bazen kahreder mi , duayla hala bişey mi bekler
Olmayacak insandır olan tek şey budur.
Anlar.bilir.susar.kör olmak ister.bide Alzheimer..
Sonra şükreder tüm duyuları ile hala tam takır sağlıklıdır.hayattadır
Kalp yenilenir hasarı yenilenir,kalp yenilenir hasarı yenilenir, kalp yenilenir,
İnsan kirlenir tövbe eder, insan kirlenir tövbe eder, insan kirlenir,
Dua eder küfreder,dua eder küfreder,
Af diler sapıtır, af diler sapıtır,
Geri gider bu güne gelir, geri gider bu güne gelir,
İleri gidemez geri gider, ileri gidemez geri gider,
Sağa gider sola gider , sağa gider sola gider ,
Ortada kalır.

(vir-gül diye bişeyde var, bitmeyenlere bitiremeyenlere ,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,)

23 Haziran 2011 Perşembe

krallığımın kralı

11 Haziran 2011 Cumartesi

gök-YÜZÜNE çıkan son merdiven..

bende haber almama azmi vardır..>ve netice de bugün bu gayretle artık ölünüze bile koşmayacak kıvama geldiysem insafımı iştahınızla zamanında çok fazla dişleyip kemirmenize fırsat vermiş olmamdandır.

bugün artık hayatınızın leşlerinin sofrasında tamah etmemeyi mantıken huzurla kendime hayırlı bulabildiysem sizler için ağlamalarımı da sızlanmalarımı da yakınmalarımı da gayretlerimi de peşinden unuturum kendime en iyide bir ikinci hediye olur bilirim..

kurtlar sofrasından da sizlerin bereketini diler kalkabilirim.birbirinizi artık siz yiyin yalnızca diye bir sofra duası kondururum.
sofra bezini silkelerken son silkinişle kendime geldiğimde artık kendimi aşmış bulurdum...

başka merdiven istemezdim şimdi ben...
sizlerin başını ezerekte çıktım ben bu yollardan
ezildimde ama olduğum yerden başka yerde duruyordum şimdi neticede
çıktığım merdiveni aşşağılara salladım işim bitince..
iniş yolumda artık yoktur uçurumdan uzaklaşırım..
bulutlara uzanmak kalmıştır şimdi sadece
aşşağı baktığımda ise artık beyazdı geçmişim .
kendime azab biletleri kesen kara ve kan renkleride rafa kalkmıştı..
ölüler gömülmüştü katillerde yıkanmıştı...
uçurumlarımı da görmüyordum artık aşşağılara olduğunuz yerlere bakmıyordum.
ilk defa yükseklerde düşeceğimi hissetmiyordum...
artık oraya ait olmuştum
atlasam bile bi ayçiçek reklamındaki kadar havalara uçan biriydim,çünkü hafiflemiştim bitmişti yükler..
aslında neticelerle 7 kapıda yalnız bana açılmıştı ,sonunda derk ettim ve terk ettim.şükrE.T.tim.

ve son şarkıyı bu krallığıda iyi anlatan king of the ordinary,
the king of the loneliness söyler.. onra kral bir gün bakar ve görür ki, herkes kraldır. Herkesin bir krallığı vardır. Bunun üzerine kral ölür.

1 Haziran 2011 Çarşamba

düzeltilmemiş proje ö-DEVimdir.


Analysis Of characters

MAJOR CHARACTERS
Kino: Kino is an Indian Mexican. He is a fisherman and pearler. He loves music and he imagines different musics in his brain with each event. Kino young and strong man. He has got black hair and brown skin. He has got an old canoes from his grandfather’s. He can catch some foods and he can find pearls to sell and to earn money. He could stay down over two minutes in the sea. He works carefully to find for his son’s doctor’s money . He wants to safe his son's future. He imagines his school and he wants to his son will read. He wants to have new clothes and new shoes for his wife and himselves. Buying a new black hat and a gun to protect themselves from enemies and he wants a new fishing equipment. He wants to sell his beatiful and big pearl but he couldn’t do it. He belives in his pearl very expensive and he went to other places to sell it. However in his journey he wars some thieves and he kills someone. But he didn’t regret. His son died for his stubborness by trackers and his dreams and believes couldn’t became a reality. He never went far from home so he was afraid of strange places. He was afraid of the capitals and strange miles but his old world was gone he is a brave man now. He killed four man..
Juana: juana is Kino’s wife and she is a mother. juana makes the corn cakes generally . She is a good houswife. Juana was a quiet, patient woman who didn’t cry with pain of childbirth. When she was tired and hungry, she said nothing. Juana wants to a doctor for his son’s scorpion bite . Juana worry about their lives but she supported his husband . She sang a song to Coyotito her voice was brave to his husband but she believes this pearl is evil. She wants to destroy it she can’t throw it because of Kino’s defence and she said let’s break it between two stones but Kino believes it his luck and this pear is their last chance. Kino hit her in the face and she felt in the rocks but she wasn’t afraid his husband she wasn’t angry with Kino. When Kino said ‘’ I’m a man ’’ it meant that he was half crazy and half god. Kino could fight a montain but Juana thing that fight made him a man. Juana needed a man. She couldn’t live without a man. He walks with her man. She wants to continue always with Kino but she was right this pearl is an evil and his son was died reason for it. They throw pearl to sea together at the end of the story.
Coyotito: Coyotito is Kino’s and Juana’s little son. He was bitten by a scorpion and he was ill. There is a doctor for him but he goes only rich peoples houses so the doctor came to Coyotito’s near when Kino find an expensive pearl but he is stil ill.He hadn’t got a good future except dreams.He couldn’t go a school he couldn’t have the United States’ hat, he couldn’t wear good clothes because of dad’s mistake. He was died an accident shot with gun it was only in the caos..



MINOR CHARACTERS

Juan Tomas: Juan Tomas is Kino’s brother. He gives some advices to Kino. He protects his brother in the fire because Kino was a murder he was hiden in Juan’s house. Juan has four children . He said always to his brother ‘Go with God ‘..it was sounded very cold.There is a strange distance between them.

Apolonia: She is Juan’s wife. She’s fat she worries about his family in the fire. She was the nearist relative. She cried very loudly for the dead of the family .

The Priest: He is an old man and he has got gray hair. With an old skin and a bright young eyes. He said ‘’ you found a great pearl. I hope you will remember thank God for this gift.’’ and Kino thinks his son will know what things are in the their boks. Coyotito will be a great man like this priest.

Doctor: He is never goes to Kino’s area an old little houses. He spends all his time with the rich people in their large stone houses. The doctor was not one of his people. He didn’t have an Indian blood. He was a fat and lazy doctor. He doesn’t usually help a poor man’s baby with a scorpion bite his refused it before but then when he heard the pearl he came to the Kino’s house and give some medicine to baby but he is only love with Money. ( Possibly , he is the first thief in the darkness.)

The Buyers: There are three buyers in the town but they aren’t buy it. They said this is unusual size. It’s very big like a toy. It’s very soft and it will lost, its color and die a few months. They offered to give 1.000 pesos and 500 pesos but Kino didn’t believe this prices. He wants to go capitals. When their home was attacked he believed that the buyers were responsible for it.
Trackers:
There are three man. They fallowed Kino and Juana out of La Paz. Kino saw two on foot and one on horseback. One man carried a gun. They wore dark shoes and dirty white pants..He was killed by Kino but their guns shot the baby Coyotito.





OBJECTS AND PLACES
Scorpion: It ‘s like an enemy and life dangers. They can come very silently and give poison to our bloods. Some times we can’t blocked it dangers like that.
Song of Family: It’s a symbol for hope and family live with together and beatiful days’ dreams
Song of Evil: It’s a presentiment for dangers . If kino songs it somewhere, there ‘ll be a war with a danger.
Kino's Canoe: Canoe is only one thing what they have.There is a big hole in it but it is helper to find a great pearl.

PLACE

This place is in Mexico. Kino Juana and their neighbour are Indian Mexicans. Their people have always lived in Mexico but about 400 years ago, people from spain came to Mexico. They used guns to take Mexico away from the Indian people. They wanted the Indian people to speak Spanish and to act like Spainards. The Indians felt unwelcome in their own country. The Indian mexicans were poorer than the Spanish Mexicans like Kino, they had no Money to go to school and they had to work at difficult , dirty jobs in this place. The doctor’s place is Stone town. A town of high walls and beautiful flowers in the garden. And the other place in the book.. La Paz and the mountains’ rocks and a cave which they’ve hiden..

Personal Critisize

This story started like our ‘Kaşıkçı Elması’ story. There are some poor people and they find something and their life will be change. But it didn’t have a good ending. And real poor american live isn’t an American real dream we can see that easly in this book. Racism is very clear in the book. There are double standards in the different races’ lives. There is a big drama in the story. There is extreme poverty. We can’t have endless happiness with money. There are rich peoples in the real life but they are ill and their money can’t be enough for healthy or happy life to them. We must be content with little. But this is humanity live it’s always wants to have more and more . We can’t protect always our loves , there is a different destiny than our choosing .

And personal idea ; I don’t like this book I’m very sorry about that. There are some reasons of course. First, I read John Steinbacks’ the other book ‘Of Mice And Man’ in the past. I bored again and the book’s ending was bad like that .He wrote very depressive his books isn’t for mine. I know farms live very much I lived there, but I don’t like reading it. Poor lives, hard lives, country lives and mexican dirty clothes or their guns. It can be tiring. Yes , I learnt that from this book; I like reading English history may be kings and palaces and ball dances and I don’t like reading Mexicans Americans and Indians history. I must win English Culture and Literature not American and last reason maybe I wrote it on the last day from our important exam it was very stressfull. I must read it again in the relax times may be.

21 Mayıs 2011 Cumartesi

SAV

Beni yok edenleri sormam..
Küllerimden doğmam….
Kanayana da basmam
Bubi tuzaklarına da atmam...
yeşil bahçelerde bi daha yol almam..
belki yasak elmaları koparmam.
artık bende sürrealist olsam..

kavram , nedir sence benim bunca kavGAM?
ifade niye edemen..

somut olanı da soyutladım..
sonra soyut olanı da soyutladım..
soyutlar somuta eşit değildi..
ama somutlar soyutlara eşitlendi ,
halbu ki ; soyut sonsuzlukta size somurttum..
şiir yazacaktım yine kayboldum..
adaletleri savunmaları bile değildi oysa
soyutlar birazda size soyunsa....
tüm çıplaklığıyla realistlik sizi de sarsa kuşatsa..

sövmesen olmaz abzürtçe biterken yine.
salça kavanozu gibi hayat..
kapağını açmak zor tek başıma..
hava kaçırması kolay
bi iki darbeden sonra..
marilyn monroe gülüşü yok..
marilyn manson şarkısı yok..
kırmızı rujlar beyaz suratlar yok..
renksiz bişey..
bahsedilmemeli..
değerli bir kişisi ,
değerli bir anı yok..
duygusu yok..
yoksuzluk duygusundan gayrı
sonsuz sukunette susmayan melodi çok..
ve tüm plaklar çizildi ,
çizik çalıyordu bu beyinde
canlı müzikle tantanadan
ama keşke bu canlı müzik benimle yaşamasaydı..
siz büyütseydiniz ama bu defa ben besleseydim..
yada sadece çizikleri temizleseydim..
gıcırtınız da olmasaydı..
senelere(senELLERDE) d-olmasaydı..

24 Nisan 2011 Pazar

gitar akoru notu



yıllardır akorları kendini kaybetmiş bi köşede duran gitarım aşık sadıki'yi yeniden akor etmekte varmış.)

Gitarın yapısını basitçe tanıdıktan sonra tellerin isimleri de öncelikle bilmemiz gereken şeylerden biridir. Burası biraz basit gelebilir size ancak yine de bu kısmı da atlamamakta fayda var. Öncelikle şunları mutlaka bilmeniz gerekir:

Do - C
Re - D
Mi - E
Fa - F
Sol - G
La - A
Si - B

Bu notalara karşılık gelen harfleri bir an önce ezberleseniz iyi olur. Çünkü hiç bir kaynakta si, do diye geçmez, notalar, akorlar hep bu harflerle gösteriliyor. Gitar tellerine gelirsek gitarın en alt telinden üst tele doğru 1. tel, 2. tel 3... diye gidiyor. Yani şöyle gösterecek olursak:

1. tel - E (en alttaki)
2. tel - B
3. tel - G
4. tel - D
5. tel - A
6. tel - E (en üstteki tel) şeklindedir.

http://www.turkcemuzik.com/

ve gitarım aşık sadıki ile aşık sadıki,aşık sadıki'nin satırları ile yine aşık sadıki yad edilir.

Düşer
Bir güzel girende on beş yaşına
Ağ göğsün üstüne cimcime düşer
Açılır veçhinde gülü nergisi
Al yanak üstüne simsime düşer

Bu benim bahtımı zay eyleseler
Akan gözyaşlarım çay eyleseler
Bugün güzelleri pay eyleseler
Bari bir anlasak kim kime düşer

Bu benim çektiğim ah u zar ise
Yüreğimde yanan aşkın nar ise
Der Sadıki nerde güzel var ise
Ya burunsuz ya da hımhıma düşer

17 Nisan 2011 Pazar

bugüün emre aydınım konserindeeeydiikk..


emre aydın ilk albümü çıkardığında onun içindeki potansiyeli görememiştim bu çocuğun ne sesi var ne tipi neden bu kadar patladı diyordum fakat zaman geçtikçe onun günümüz rockçılar arasındaki farklılığını, tip açısından da kusursuz olmasını vee kültürü tavan yapmış kelime,cümle hazinesi itibariylede ingilizceside ha keza aşırı derecede sevdiğim saydığım bir insan evladı oluverdi ki bugünde konserine gitmek nasip oldu konsere en son giden kimseler olarak (büyük çoğunluk 2 saat önceden salonu doldurmuştu bence) büyük bir insan kalabalığı ile birlikte içeri alınmıyorduk nitekim gerekçe içerisinin dolmuş olmasıydı dışarıda kavga gırla giderken konservatuar mezunu arkadaşım pınar ve geniş çevresi sayesinde kendimizi bi anda arka kapıdan içeriye girerken bodyguardlar arasında ilerlerken bulduk..neyseki bu sayede konseri izleyebilenlerden olduk..bostancı gösteri merkezi'nin sahibi kankası imiş meğer arkadaşımda sahibi olduğunu bile bilmiyormuş.(neyse bu anektodu başka vakitlerde kullanmak için parantez içine aldık geçtik..)
neyse gelelim izlenimlere emre aydın gayet mütevazi bir insandı ve o güler yüzüyle dolu sahnesii benii kendine aşık etti..normalde kimseye hayranlık besleyen bi yapım yoktur ama böylee bi insana gelde aşık olma be kardeşim.emrenin konuşurken ki sesi her zaman duyduğumdan daha tizdi. ..ve özetle emre seni ve kaliteli kimliğini kaliteli müziğinden evvel seviyorumm.inşallah hep böyle burnu havada olmadan insanlarla kaynaşan ukala olmadan sahnelerde var olan güzel bir insan olarak kalırsın..ki ben kalacağına eminim..

17 Mart 2011 Perşembe

FIND A NEW MAN TO YOURSELF

‘’Being betrayed is beyond women’s power.’’

When a woman is betrayed by her husband, people say that : ‘’woman is guilty as much as man. She couldn’t keep him on a tight leash’’ is it true? And is treachery destined or can we change it? I think, being betrayed is women’s destiny. It can be secretly or openly ; but everytime it will be with us one way or another. We can have arguments about endless reasons but I think there are three main reasons for betrayal.
First reason biological. It’s the difference between our characters or biological differences. Scientific experts have research on gender differences For example; while women can lose their prolificacy in very early ages, men haven’t got a restriction about it throughout their lives. The other biological problem is, the men have a lot of sperms in their bodies but women have only one sperm in their bodies. It means that, hormonal differences effect our emotions. So, if a man were a weak person , he could be an loser easily.
Second reason is the sociological approach . Turkey is a patriarchal country. If a man wants to do something, it’s sure that he can do, because he is a man. But if a woman does it, she can’t do it. She can be called by community with immoral adjectives. If our society supports these ideas, our betrayals percentage will be increased. The men won’t be ashamed from their life – styles and betaryal will be normal thing in their and the public ’ s eye. In this sense, society support has to be balanced to couples.
The last reason is psychological. A psychological problem sometimes depends on self-confidence. The man are created unsatisfied because they want to own all the things in this world. If a man ’s life is changed, our life can change too with his life’s influence. If their life standarts change, they can want to change his wife, too. For example; If a man goes abroad, he can feel free; if a man has a promotion in his job or has on new career, he can think to have the best woman too. If he wins lottery, he can betray easily because he feels more powerful. Sometimes you can ask to him : ‘’Who am I for you ? ’’ It isn’t neccessary question in relationships. Their new choice can be more beautiful than you, maybe she is younger than you or she is more stupid than you. But differences aren’t important because the only difference is one between you; she is only newer than you. So, betraying someone secretly and other people and new things give them excitement. They are created like a child and they don’t realize their ethical behaviors. They only care about their sudden passion. So, if we look at the media; they are stars, they are famous, they are the best winners, they are the most beautifuls and clevers and luckiests maybe but they are the most betrayed ones. They aren’t upset like us, because this liar life is their life style. So, it can’t change their being with another perfect person on their red carpet. Also, especially famous and powerful women are more betrayed than others because clever woman say true world’s reals to his face easily , but men prefer to have although lie words a good flatterer only theirselves. Woman can being betrayed all under the conditional. For instance; an old singer who is Seçil said that in a newspaper : ‘’ I was betrayed when I was in the hospital. I was ill from my brain. I lost my memory. When my doctor gived my to die news , he was betraying me in my home.’’ The other path is Şenay Akay. She was waiting her new baby but she was betrayed. So , time or place ; they don’t matter for man’s batrayal..
Finally, we can’t change our destiny. If our man has a new partner we must accept it fastly and only. And we mustn’t forgive him because experts say that ‘’ if you forgive a man, it gives him a new chance for second treachery ’’ You mustn’t give him a second chance because he won’t change. Our some marginal women betrays their men,too. But loyal and honest women are upset about their destiny. However, there is a famous word about my topic. And it makes me feel better to say it again and again at these times : ’’ The cheater is been duped (by himself). ’’

Elif Tiryaki

14 Şubat 2011 Pazartesi

ayıyı buluyorum ama raptiyeli misiniz?




acı çektirilmiş edebiyatçıları görmek istemiyorum,aynalarıma bakmak istemiyorum artık...mutlu edin bunları..mutlu ediiiiiiiinnnnn şunları!mutlu edin onları mutlu edin bizi mutlu edin kendinizi...batıyor batıyor kötülük bana batıyor.pamuklar bitti her yer kanıyor...

22 Ocak 2011 Cumartesi

saKIZ'ım kazanmak istiyorum yeniden küçük bir günümüzün ışığını

kalbim,ayaklarının altında
erimiş tabanlarda
sakızlara yapışmış cıvımış.
sarı bir minibüste geçenlerde..
bana ilk defa iltifat edişinle
dolmamış daha da boşalmış dolmuşun koltuğunda
aklıma geldin yine,boş koltukta bir sakız duruyordu...
sen kadar yapışkan,ben kadar uzatan
hep çiğnenip yutulamayan..
kazanmak istiyorum sakız,o sakız kokan arabamızı yeniden
bu defa fazla çiğnetmeden..

..........saKIZ'ın

20 Ocak 2011 Perşembe

my project

bu sunumumdan 100 alınmıştır.
I'm happy :)

11 Ocak 2011 Salı

son makas



Kulaklarımı keser eline veririm
Madem kalbimi duyamıyorsun
Ne çığlıkları duydu kulaklarım
Kulaklarını kulaklarıma daya,dinle..

Kirpiklerimi keserim eline veririm.
Çok bişey yok
Ağlamalarımda dökülenlerden
Arta kalan bi kaç tanesi
Gözlerime batan şeylerden
En nadide olanları ise aralarında yok..
Gözüme batan sen..

Bak gözlerimi de kestim gözlerini gözlerime daya
Odak noktasında kim var daha yakından korkmadan incele bi bak.
Damarlarında hangi sahneler geziyor…
Kaç yıkanma görmüş ,göz yaşı banyolarımla..

Ve en son Yanaklarımı kestim sana yolladım
Bu defa yanağımdan son makası sen alamadın..

matem havamı son havamda geçerim..




(ben onla evlenirken bu şarkı çalacaktır..)

Blog List

Denemelere kısa yol

Foto imzalarım

kontrol amiri

tura

logos