19 Ocak 2010 Salı

sesi olmadan çok daha fazla ses getirenler


Bugünlerde bu kavramı düşünüyorum asıl başarı budur diye.gittikçe insan seslerine kıl oluyorum çünkü insanların çevremde özellikle genç kızların ciyak ciyak bağırmasıyla başladı bu insan sesi fobim.benden başka herkes sukunetsiz bol kahkahalı insanı çok seviyor..gittikçe sessizliğe gömülüyorum ama ben mesela filmleri herkesin son sesle izlemesinin aksine tam anlamıyla köküne kadar sessiz alt yazı ile izliyorum..korku filmlerini izlerken sağır olsaydık demek ki o saçma salak ani efektlerle bizi korkutamayacakları için korkabileceğimiz zekalı bir içerik sunamayacaklardı duygusal filmlerdeki güzel müziklerle etkileyemeceği için ağlatamayacaktı.. Charlie Caplin hayranı olmam doğuştan geliyordu..her bebek çarli kadar başarılıydı aslında.hadi size komiklik yapıyım diye ortaya atlayan bir küçük çocuk kendini yere atıp gülmemizi bekleyecekti..işte ben bu duruma gülüyorum boşver diyalog olmasın..kara mizahın doğumu bu bebeklerin espiri anlayışı ile gelişmiş anlaşılan.hangi türk çocuğu yere düşerde canı yandığı zaman ağlamaz..tabiki birini güldürmek için kendi kendini paraladığında canı yanınca çaktırmayışı ile direnç politikasını ilk defa bi arada götürüverir..korkular seslerde değil mutluluklarda seste var olamaz..korkular karanlıkta değil korkular çok büyük bir ışık hüzmesindede olabilir.görmeseydik eğer karanlığı yine karanlık görüyor olacaktık.karanlık dünyadan korkarken gözümüzü kapadığımızda o aslında körken normal dünyamız olacaktı birgün tesadüfen ışık gördüğünde korkacaktın asıl dünya gözünde bi anda değişecekti çünkü.insanların insanlara duygu tasvirleri sunması için daha fazla geriye doğru çalışmaları gerektiğine inanıyorum bi animasyona giden yol asla gerçek dünyaya varmayacaksa bizi gerçek manada ne gerecek nede korkutacak.

ben o nedenle sessizce izledim ses getirmeden çokca ses getireni ve farkını.

sukunE.T.te.

0 yorum:

Yorum Gönder

Blog List

Denemelere kısa yol

Foto imzalarım

kontrol amiri

tura

logos